İsmail Şanlı - Çınar Kaymakamı
Çınar Kaymakamı
  • Kaymakamımızın Mesajı
  • Saygıdeğer Çınarlılar, Kıymetli Mesai Arkadaşlarım, Resmi Gazetede yayımlanan İçişleri Bakanlığı’nın atama kararnamesi ile Kaymakam olarak atandığım Çınar İlçesinde göreve başlamış bulunmaktayım. Güzide ilçemiz Çınar'da siz değerli halkımıza hizmet etmenin büyük bir onur olduğunu ve ağır bir sorumluluk gerektirdiğini öncelikle belirtmek isterim. Toplumda huzur ve güvenin sağlanması, eğitim ve sağlıkta kalitenin yükseltilmesi, şehit ve gazi ailelerine, yaşlılarımıza, yardıma muhtaç vatandaşlara, korunmaya muhtaç çocuklarımıza ve engellilerimize sürekli ve kaliteli hizmet sunumu, halkın yaşam kalitesinin artırılması, kurumlar ve şehrin dinamikleri arasında uyum en çok üzerinde duracağım, takip edeceğim ve destekleyeceğim konulardır. Kaymakamlığım süresince, adalet, tarafsızlık, sevgi ve hoşgörü içerisinde görev yapma bilinci ve gayretiyle hizmet edeceğim. Mesai arkadaşlarımla birlikte çalışmalarımızı yürütürken kanun ve hukuk çerçevesinde; vatandaşın yerine kendimizi koyarak empati yapmaya, problemlerin çözümünde sonuç odaklı davranılmasına, görevin ve işin hakkının verilmesine, karşılıklı saygı, işbirliği ve koordinasyon içerisinde hizmet etmeye, kamu hizmetlerini çağdaş niteliklerde sunulması ve vatandaşlarımızın buna kolay ve çabuk bir şekilde erişmesi yönündeki çalışmalara gayret gösterilecektir. Çınar İlçemizin daha ileri bir noktaya götürülebilmesi için; saygıdeğer Çınarlılar'ın, milletvekillerimizin, siyasi parti temsilcilerinin, belediye başkanımızın ve meclis üyelerimizin, il genel meclisi üyelerinin, üniversitemizin, muhtarlarımızın, sivil toplum kuruluşlarının, kamu kurum ve kuruluşlarında bulunan mesai arkadaşlarımın, katkı ve desteklerini, tecrübelerini, bilgilerini, emeklerini esirgemeyeceklerine olan inancım tamdır. Birlikte çalışacağım mesai arkadaşlarımın görev ve sorumluluk bilinciyle güzel bir ekip olarak Çınar’a en iyi şekilde hizmet etmeye çalışacağız. Bu vesile ile Çınar halkını, kurum ve kuruluşlarımızda çalışan siz değerli çalışma arkadaşlarımı sevgi ile selamlıyorum.
  •   Kaymakamın Biyografisi
  • İsmail ŞANLI 1981 Yılında Sivas’ta Dünyaya Geldi. İlk ve Orta Öğrenimini Sivas’ta, Ankara Gazi Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünde lisans, Dicle Üniversitesinde yüksek lisans eğitimi aldı. Maliye Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığında çalıştı. İçişleri Bakanlığı tarafından açılan Kaymakamlık Sınavını Kazanarak Tokat Kaymakam adayı olarak atandı. Çorum Uğurludağ, Bolu Kıbrısçık ilçelerinde Kaymakam Vekilliği, Yozgat Kadışehri ve Diyarbakır Hani ilçelerinde Kaymakamlık görevini müteakiben 23 Ağustos 2013 tarihinden itibaren İlçemizdeki görevine başlamıştır. İngiltere Manchester Üniversitesinde 9,5 ay süreyle Dil, Kamu yönetimi ve İngiltere Kamu Yönetimi alanında eğitim ve incelemelerde bulundu. Türkiye Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü TODAİE) 40. Dönem Kamu Diplomasisi programını bitirdi, Kara Harp Okulu, Jandarma Okullar Komutanlığı bünyesinde Subay Temel Askerlik ve Subaylık Anlayışı kazandırma ve Subay Temel Kursunu aldı. Avrupa girişimcilik ödülüne ülkemizi temsilen yürüttüğü bir proje kosgeb tarafından aday gösterilmişti. Girişimci İş Adamları Vakfı tarafından yılın kamu yöneticisi ödülü, yozgat ekonomisini değer katanlar ödülü aldı. Avrupa Birliği Projelerinde koordinatörlük görevleri ile Kadın ve çocuğa yönelik şiddet konularında bildirileri bulunmaktadır.
  • Kaymakam'a Mesaj Gönder

  • Projeler
  • cinaryaziisleri cinarkymk
Çınar Mutfağı

Çınar Mutfağı

1937’de kurulan Çınar’ın günümüze ulaşan yetmişi aşkın sene içinde yerleşik olan halkı, genelde çevre ilçelerden ve köylerden göç edenlerin toplamıdır. 1937’de birkaç haneden oluşan Hana Ahpar, böylelikle Mardin-Diyarbakır ve çevre ilçelerinin karma hususiyetlerini taşımıştır mutfağına. Yaptığımız araştırmada, Mazıdağ, Derik ve Karacadağ’ın baskın olduğu nüfus, bulunduğu çevrenin mutfağını zaman içinde bütünleştirdiği etkilenmelerle günümüze taşımıştır.
Baharatlar
Mutfakta kullanılan baharatlar, genelde pul biber, karabiber, kekik, pung, maydanoz, nane, kişniş, beş türlüdür. Toz biber, susam, sumak ve çörek otudur.
Son zamanlarda toz biber fazla kullanılmamaktadır. Baharatlardan kekik, pung, nane, kişniş, maydanoz ev ortamında kış mevsimi için hazırlanan baharatlardır.
Pul biberin Şanlıurfa ve Kahramanmaraş menşeli olmasına dikkat edilir. Pung, soğuk su kaynaklarından toplanır. Maydanoz ve nane daha çok Sultan Şeyhmus köyünden gelenlerce mahalle aralarında satılır.

 

Sebzeler
İlçe mutfağında en çok kullanılan sebzeler patlıcan, domates ve biberdir. Sıcak yemekler içinde en çok güveçte-tırşıkta kullanılan biber, patlıcan ve domatestir. Her üçünün de kış mevsimi için çok kurutulduğu ilçede kabak ve patates, tüketilen sebzeler içindedir.
Bamya, taze iken fazla tüketilmez. Yeşil fasulye, zamanında kullanılır. Mantar, mutfakta kendisine fazla yer bulmamıştır. Köylerden gelen mantar yerine kültür mantarı tercih edilir. Salatalarda salatalık, domates, kuru soğan ve biber sıklıkla kullanılır.
Mevsiminde çıkan sebzeler, oldukça tüketilir. Sebze mevsimi öncesi, şehir merkezinden ihtiyaç karşılanır. Sebze ve meyve halinin olmadığı ilçede, yerli üretim sebze ve meyveler, çarşıya yakın alanlarla mahalle aralarında tüketime sunulur.
Meyveler
Barajın faaliyete geçmesiyle birlikte meyve üretiminde ve çeşitliliğinde artışın olduğu ilçede kavun-karpuz artık sulu tarımla yetiştirilmektedir. Farklı köylerde şeftali, kaysı, fıstık, çilek, elma, üzüm, armut yetiştiriciliği yaygınlaşmıştır. Özellikle Göksu Baraj suyunun ulaştığı alanlarda seracılık artmıştır.
Tahıllar- Hububat
Buğdayın dane, bulgur ve köftelik çeşitleri yaygın kullanılır. Mercimek, çorba dışında köftelerde de yaygın bir biçimde kullanılır. Mısır, mutfağa fazla girmemiştir. Fasulye, kış mevsiminde ve bayramlarda daha çok tüketilir. Nohut, ana yemek olarak soğuk mevsimde yapılır. Pirinç, son dönemlerde yaygınlaşmıştır.
Kurutmalıklar
Ağustosun sonuna doğru eylülün başında kurutmalıkların yoğun görüldüğü ilçede kurutulan sebzeler ve bitkiler şunlardır: Biber çeşitleri, patlıcan, domates, kabak, nane, maydanoz, yarpuz… Kurutmalık patlıcan ve kabak, içinden ayrılır. İç kısımlar, ayrı biçimde kurutulmaya bırakılır. Patlıcan ve kabak, ipe dizilerek, kurutmaya terk edilir. Biberlerin tohumları çıkartılarak, ipe dizilir. Domatesin kurutma şekli biber, patlıcan ve kabağa göre farklıdır; zeminde kurutulur.Bamyanın da kurutulduğu ilçede, yeşil fasulyenin de yer yer kurutulması söz konusudur. Her ev, ihtiyacı olan naneyi, yarpuzu-pungu, maydanozu kurutur. Daha çok gölgede kurutulan baharat çeşitleri, arada bir karıştırılır.Sebze kurutulduktan sonra iplerle ya kilere taşınır ya da torbalara bırakılarak saklanır.
Ekmekler
Çınar’da ekmek çeşidi, şu şekilde sıralanabilir: Tandır ekmeği, sac emeği-nané şıllıki, çörek, bulgur ekmeği. Tandır, hemen hemen her evde bulunan, aileye ekmek pişirmede lazım olan, olmazsa olmazlardan bir gerekliliktir. Tandır, daha çok civar köylerde ya da işi bilen kadınlarca yapılmakta olan kendine has toprak bir fırındır.
Tandır Ekmeği
Farklı çevrelerde tandır, toprak zemin altında yapılırken Çınar’da toprak üstünde kurulur. Zemin altında, odalık alanda yapılan tandırın soğuğu önleme amaçlı olduğu görülür. Çınar’da avluda ya da mahallelinin faydalanabileceği alanda toprak üzerine yapılır. Tandırın sağında ve solunda örülen taş dolgu, kenarlarda uzatmalarla hamurun ve ekmeğin bırakılacağı alanlardan oluşur. Tandırın ağzı oldukça geniş olmayan, gövdesi şişkin, alt kısmı tutuşturmak ve külü almak için havalandırmadan oluşur.
Tandırı yakmak ve kızdırmak için kullanılan tahta parçaları, kısmen odun ve tezektir. Tezek, son zamanlarda kullanılmamaktadır. Pamuk tarlalarından hasat sonrası toplanan bitki sapları, genelde tandır için idealdir.
Un, teşte yayılır, yeteri kadar sıcak-ılık su ve tuz katılır. Bir gün öncesinin ekşimiş hamuru maya olarak, suda eritilerek, teşte eklenir. Oldukça zahmet ve güç isteyen yoğurmada, kıvamını bulan hamur, dinlenmeye bırakılır. Teştin üstü, mutlaka kapatılır, sıcak tutulur. Bunun için kalın dokunmuş battaniye gibi örtüler kullanılır.
Birkaç saati bulan dinlenmede mayalanan hamur, kabarmışsa, tandırda pişirme işlemi başlar. Tandır, ayarlanmıştır. Bu esnada, her ekmek için yeteri kadar hamur, kesilir, unla yapışkanlığı giderilir. Teşte bırakılan hamur topakları, üzerine bırakılan geniş bezle ayrılır. Bu işlem, tandır başında da yapılabilir. Tandır kızıştığında sağ tarafta bir kaba su bırakılır. Ele alınan hamur, ıslatılan elle birkaç seri el hareketiyle yassılaştırılır. İsteğe göre hamur, kalın ya da ince olacak şekilde şekillendirilir. İstenildiğinde susam ya da çörek otu serpilir. Bazen çırpılmış yumurtayla üstü sıvanır. Yumurtayla sıvanan ekmeğin üst kısmı, ekmeğin erken kurumasını önler. Bulamaça susam ya da çörek otu da katılabilir. Avuçla tandır duvarına süratlice yapıştırılan hamur, bir-iki dakika içinde renk değiştirir, kısa sürede pişer. Pişme süresi geçerse ekmeğin kırılması, yanması söz konusudur. Yuvarlak olan tandır ekmeği, hemen alınır. Elin yanmaması için pamuktan bir bezle el, ateşten, ısıdan korunur. Genelde pişirilen ekmek sayısı on iki-on beş arasıdır. Eğer bir komşu tandırında ekmek pişirilirse büyüklüğüne göre yedi-sekiz ekmektir. 
Pişirilen ekmekteki göz hakkı orada bulunanlara bir ekmeğin sunulması ile giderilir. Mahalle tandırında ekmek pişirilirse hamurun iki-üç ekmek fazla olmasını gerektirir. Kimi zaman ekmek isteyenlere bu ekmek verilir. Diğer pişirimde ekmeği alan, iadesini yapar.
Sac Ekmeği
İnce yufkalar şeklinde açılan hamur, bombeli iç yapıdan oluşan sacın üzerine serilir. Hamur, yufka olarak açılır, kızgın sacın üstüne bırakılır. Yufkanın yağlı veya yağsız hâli vardır. Bazen yağ yedirilmemiş yufka pişirildikten sonra üstünde yağ gezdirilir ya da sac yağlanır. Pişen ekmek, ya üst üste bırakılır veya muska biçiminde sarılır. Genelde iki kez katlanır.
Bayram Çöreği
Bayram ya da özel günlere mahsus çörek hamuru, su yerine sütle yoğrulur. Hamura, kişniş, çörek otu, susam, yumurta olmak üzere farklı malzeme katılır. Bazen sadece tarçın, şeker katıldığı da olur. Hamura yağın iyice yedirilmesi gerekir.
Dinlendirilen hamur, kalınca biçimde şekillendirilir. Elle yassılaştırılır, bıçakla yatay şeklinde kesilir. Her çöreğin üstü, yumurta, çörek otu, susamdan oluşan bulamaçla zenginleştirilir. Tandıra alelacele verilen çöreklerde şekil bozulması kaçınılmazdır. Bunun önüne geçmek için bazen fırınlara da gönderilen çörek, tandırdaki tadından biraz uzaktır.
Klorik şeklindeki çörekler, yaklaşık yirmi beş santim şeklinde uzatılan hamurdan yapılır. Hamur, bir halka oluşturulacak biçimde çevrilir, kalan hamurla bu halkalar artırılır. Hamurun sonu, klorik, içten başlatılmışsa dışına, dıştan başlatılmışsa içine doğru saklanır. Üstü, çörekte olduğu gibi bir fırça yardımıyla yumurta karışımıyla parlatılır.
Bulgur Ekmeği
“Soğanlı ekmek” olarak da adlandırılır. Yağ, soğan, biber, salça gibi değişik damak zevkine göre bulgur ve un karışımına katılan malzeme iyice yoğrulur. Hamur, dinlenmeye bırakılır. Tandırda hamur açılırken, elin ıslatılması gerekir. Çabuk dağılabilen bulgur ekmeği, ustalıkla tandıra verilmeli ve tandırdan alınmalıdır.
Kış Hazırlıkları
Çınar’da kış hazırlıkları, mutfak için önemlidir. Önceleri sonbaharla buğday, ekmeklik ve bulgurluk olarak alınırdı. Mutfak için bulgurluk alınan buğday, mahalleli olarak ortak çabayla kaynatılır, dövülür, ayıklanır ve çeşidine göre ayrılırdı: Pilavlık, köftelik. Haşlanan buğday, sıcak biçimde etrafa ikram edilir, üstünde yağ gezdirilerek yenirdi. Buğdayın kurutulması da apayrı bir emek gerektirirdi. Bazen, curnlarda tahta tokmakla saatlerce buğday danesinin kabuğundan ayrılması için çalışılırdı.
Ekmeklik buğday, çoğunlukla ayıklanır, torbalara konur ve istenildiği zaman değirmene yollanırdı. Su değirmenlerinin kapanmasıyla ekmeklik buğday, ilçe merkezindeki değirmenlere gönderilirdi. Hâlen çalışan değirmenlerin bulunduğu Çınar’da, buğday kepeği isteğe göre una karıştırılmaktadır. Çorba için mercimek ayıklanır, el değirmeninde bulgur gibi oldukça yorucu biçimde öğütülürdü. Günümüzde bulgur çeşitleri ve mercimek, hazır biçimde alınmaktadır.
Kışlık et ihtiyacı için kavunun, karpuzun, yeşilliğin bol olduğu yaz aylarında ev önünde bir kuzu ya da koyun beslenir. Kışla beraber bu koyunlarla evin kavurmalık ihtiyacı karşılanırdı. Kimi ailelerin iki-üç kuzu beslediği olurdu Çınar’da...
Sonbahar mevsiminden ocak ayına kadar saklanılabilen yeşil domatesler, saman içinde saklanır, soğuk havalarda kırmızıya çalar renge bürünen domatesler yenirdi.
Üzüm, kimi ailelerce tevekte korunur ya da oda ortamında ipe salkım salkım dizilir, kış mevsiminde tüketilirdi.
Her evin kilerinde pekmez, pestil, sucuk, kesme küplerinin ağzı, toprak sıva ile kapatılırdı. “Darık” adı verilen sadece pekmez bulamacına batırılan ağaç dalları, çubuklarla kışlık yiyecekleri tamamlanırdı.
Kışlık ihtiyaçlar için saklanan dut kurusu, ceviz, badem diğer ürünleri oluşturmaktadır. Etli kavunlar, dilimler hâlinde güneşte yarıya yakın kurutulur, stoklanırdı.
Pilavlar
İlçede pilav çeşitleri, mevsimin sebzelerine göre farklılık göstermektedir. Pilavda kullanılan sade yağ, şimdilik tamamen unutulmuştur. Katı yağdan vazgeçen çoğunluk, ayçiçeği yağını kullanmaktadır.
Ciğerli Pilav: Karaciğer, küçük parçalar hâlinde doğranır. Ciğer, haşlanıp kızartıldıktan sonra Karacadağ Pirinci’ne katılır.
Sebzeli Pilav: El altında bulunan domates, biber, patlıcan, küçük küçük  doğranır, yağda kızartılır. Bulgur veya pirinç pilavına, pilav tam pişmeden katılır.
Bulgur Pilavı: Kızdırılan yağa yeterince su eklenir. Kaynamaya başlayan suya yeterince tuz eklenir. Bulgur, su ölçüsü gözetilerek katılır. Birkaç defa karıştırılan pilav, suyunu çekmeye doğru ateşten indirilir. Kapalı tutulduktan sonra suyunu çeken pilav, servise hazırlanır.
Soğanlı Pilav: İnce ince doğranan soğan, yağda pembeleşinceye kadar kızartılır. Kaynamakta olan bulgura eklenir. Pişimi tamamlandıktan sonra dinlenmeye bırakılır.
Kengerli Pilav: İlkbaharda yetişen kenger, toplanır, yıkanır, ayıklanır. Kenger, kızartılır ya da suda haşlanır. Kimi zaman haşlanan kenger, avuç içinde sıkılır, suyu alınır. Pirinç ya da bulgura katılır.
Serbızer: Mercimek ya haşlanır ya da yağda kızartılır. Sonrasında kaynayan suya bulgur ile katılır. Pişme tamamlandıktan sonra dinlenmeye bırakılır. Bu esnada sade yağ, kızdırılıp üzerine gezdirilir.
Şehriyeli pilav: Daha önce evde kesimi yapılan şehriye yerine şimdi hazır şehriye kullanılmaktadır. Şehriyenin evde yapılmış olanıyla bulgur pilavı, eşsiz lezzete sahiptir.
Çorbalar
Çorba, genelde mercimekle sınırlıdır. Mercimek dışında başka isimlerle anılan kimi sıcak yemekler, ilçede çorba kapsamında değerlendirilir.
Sıcak Ayran Aşı: Bir çeşit çorba kabul edilir. Ayran aşı, dövülmüş buğday danesinin koyun yoğurduyla karışımıdır. Sulandırılmış yoğurt, buğday danesiyle kaynatılır. Daima karıştırılan karışıma mevsimine göre pung-yarpuz ya da taze kabak doğranarak eklenir. Sıcak yenildiği gibi, soğutularak da servis edilir.
Şorbeşir: Süt ve pirinçle yapılan şorbeşir, çok yaygın değildir. Genelde hastalara mahsus bir çorbadır. Sütlaç gibi şekerli değildir. Çorba ve süt kelimelerinden türetilerek “Şorbeşir” şeklinde adlandırılır.
Balık Çorbası: Bazı zamanlarda kimi evlerde balık kafasından da çorba yapıldığı, bu çorbaya bol miktarda sumak katıldığı görülür. Balık çorbası, daha çok soğuk havalarda balığın gönül rahatlığıyla yendiği kışın yapılır.
Yumurtalı Yemekler
Pekmezli Yumurta: Sahanda yumurtaya pekmezin katılmasıyla yapılan pekmezli yumurta, kış ve ilkbahar mevsiminde tüketilmektedir.
Pestilli Yumurta: İnce ince doğranan pestil-bastık, yağda kızartılır, üstüne yeterince yumurta kırılarak yenilir.
Yumurtalı Tırşık: Etin bulunmadığı bu yemekte yumurta kullanılır. Domatesle biberin ana malzeme olduğu yemeğe ekşilik vermesi için az miktarda limon tuzu katılır. Yumurtaların pişmeye yakın zamanda kırıldığı yemek, dinlenmeye bırakılır.
Sakatat Yemekleri
Kelle Paça-Hur u Revî/Kibe Mumbar: Daha önce bu sakatat, iç içe karıştırılır, kaynatılırdı. Zaman içinde kibe-mumbar, ayrı kaynatılmakta, kelle ve paçayla karıştırılmamaktadır. Tadın farklılığı, bazı sakatatın fazla haşlanması ya da az haşlanmış olması, farklı kaynatma sebebidir.
İç malzeme olarak, genelde pirinç kırığı, nane, maydanoz, az miktarda soğan, isteğe göre kıyılmış et, ceviz, badem ile işkembe ve bağırsak üzerindeki iç yağ kullanılır. Harmanlanan malzeme, işkembenin dikime hazır parçalarına bırakılır, parçanın üç tarafı dikilirken bir kısmı açık bırakılır. Bağırsak da dışa çevrilerek doldurulur. Dolumu bittikten sonra dikilir.
Kelle ve paça, ateşten geçtikten sonra temizlenmeye başlanır. Temizlenen kelle ve paça, tuzlanır ve haşlanmaya bırakılır.
Oldukça dikkat isteyen hijyenle hazırlanması gereken bu sakatat çeşidi, hayvanın yaşına göre saatleri bulan kısık ateşte kaynatılır. Tercih edilen sakatat, kuzu ve oğlaktır.
Soğuk mevsim yemeği olarak hazırlanan bu yemek, fakir kesimin bazen misafir yemeği hâlindedir.
Karaciğer: Kasaptan alınan akciğer ve karaciğer, genelde kızartılır. Yağda kızartılan ciğer, kızartılmadan önce mutlaka yumurta ve undan yapılan bulamaca batırılır. Bazen sacda kızartılan karaciğer yanına yine kızartılan biber, domatesten oluşan karışım eklenir.
Köfteler
İçli Köfte: Kıyma, kuyruk, nane, maydanoz, soğan ve az miktarda istenirse pirinçten harç yapılır, iç içe kızartılır. Daha önce hazırlanan köftelik bulgur, itina ile avuç içinde köfte için açılır. Harç, bulgur içine bırakılır. Biraz dinlenen, çeken köfte kaynar suda haşlanır. Bir-iki taşımlık kaynamadan sonra dağılmaması için kevgirle alınır. 
İçli köftenin bir kısmı yağda kızartıldıktan sonra haşlanmış olanla servis yapılır. Serviste domates, yeşil soğan, maydanoz sofraya eşlik eder. Mardin’de avuç içinde yassı, küçük şekline ırrok denir. Irrok, sadece yağda kızartılır.
Etli Köfte: Etli köfte, çiğ köftelik dövülmüş, sinirinden arınmış etin, ıslatılmış bulgurla karışımından oluşur. Soğan, nane, baharat eklenen bu köfte çeşidi, kızgın yağda kızartılır, servise sıcak sıcak sunulur. Çınar’da yapılan köfte, daha hacimlidir. Bazen çiğ köftenin kalmasıyla da yapılan bu köfte çeşidi, etli köftenin verdiği tattan uzaktır.
Davudî Köfte: Bu ismi taşıyan köfte harcı; baharat, soğan, kıyma ve pirinçten oluşur. Yuvarlanan küçük köfteler, haşlanır. Ayrı tencerede yapılan sos eklenerek kaynatılır, servis yapılır.
Dolmalar-Sarmalar
Kış mevsiminde kurutulmuş, mevsiminde taze biber, domates, patlıcandan yapılan dolmalar, mevsimine göre lahana veya asma yaprağı sarmasıyla zenginleştirilir.
Harcında kıyılmış et ya da kıyma, kuyruk yağı, pirinç, nane, soğan, baharat kendi ölçüsüne göre bulunur. Sumağın tat verdiği dolmalarda ve sarmalarda, harca bazen kırık pirinç yerine bulgurun katıldığı da olur. Karacadağ Pirinci tercih edilir.
Kalabalık misafir ağırlamada veya kadınların kendi aralarında toplanma günlerinin vaz geçilmezi olan dolmalarla sarmalar, çoğunlukla yapılırken komşulara da ikram edilir.
Kızartmalar
Sebzelerin kızartılması yanında yoğurtlu kabak kızartması, patates en çok kızartması yapılan sebzelerdir. Değişik otların kızartması yaygındır. Kenger, semizotu-pırpar, tollık en çok tercih edilenler içindedir. Çabuk hazırlandığı için biber-domates ve patlıcan kızartması yaygındır.
Etli Yemekler
Etli patates haşlaması, et haşlaması, güveç, karnıyarık, meftune, dolma, sarma ve tava, etli yemeklerin başlıcalarını oluşturur. Yaygın olan yemekler oldukları için tarifleri yapılmayan bu yemeklerde belirgin olan özellik yağlı ve acılı oluşudur.